24 Haziran 2014 Salı

Libellula depressa





Bu haftasonu tekrar göle gittim ve bu sefer biraz daha işe yarar fotoğraflar çekebildim. Ufak sayılabilecek bir gölün kıyılarında çeşitli kızböceği türleri yaşamakta. Bu tür gölün en çok güneş alan kıyısında diğer büyük kızböcekleriyle sürekli mücadele içinde yaşıyor. İnsanlardan çok korkmuyorlar. Fotoğraflarda görüldüğü gibi kıyıda dalların üzerinde oturup kendi bölgelerini kolaçan ediyorlar. Bir tehlike ya da av yaklaştığında hemen olaya müdahele ediyorlar. Av bölgesi pazarı o kadar karışık ki sanki avlanmaktan çok it dalaşı yapıyorlardı.

Yukarıdaki fotoğraflarda türün dişi bir örneği görülmektedir. Bu türde erkeklerle dişileri ayırdetmek çok kolay. Erkeklerde gövdenin üstü açık mavi iken dişilerde sarı kahverengi karışımı oluyor. Bu renkler yaşlandıkça değişiyor, örneğin dişiler zamanla zeytin rengi ve sonra da koyu kahverengi oluyor. Erkeklerin rengi ise zamanla canlılığını kaybediyor. 


Coenagrion





Coenagrion ailesinde bulunan kızböceği türleri birbirlerine çok benzediğinden ve yukarıdaki fotoğrafların açıları bu farkları ortaya koyamadığından şimdilik bu türün ne olduğu konusunda bir yorum yapamayacağım. İkinci fotoğrafta avını yakalamış olan bir kızböceği görülmekte. Aşağıdaki videoda ise bu kızböceğini avını yerken seyredebilirsiniz.


Pyrrhosoma nymphula

erkek kızböceği

erkek kızböceğinin yandan görünüşü

35-45 milimetre büyüklüğünde olan bu kızböceğinin bacakları siyah. Bu şekilde benzer bir tür ve   kırmızı bacaklı olan Ceriabrion tenellum'dan kolaylıkla ayırdedilebildim. Tenellumların bacakları kırmızı oluyormuş. Hem erkek hem de dişilerde gövdede siyah lekeler var. Erkeklerde bu lekeler gövdenin arka tarafında sınırlanmış olarak görülüyor. Nisan'dan Ağustos'a kadar uçarlarmış ama çoğunlukla otların arasında saklandığından diğer türler kadar sık görülmüyorlar. Yine de bir iki ay daha şansımı deneyeceğim. 





Shargacucullia scrophulariae


Tırtılın sağ altında değiştirilmiş eski deri parçası görülmekte

Bir iki haftadır ormanda sık sık karşılaştığım oldukça güzel bir tırtıl. Tabii ki kelebekler aleminde normal olduğu gibi bu tırtıldan da tırtılına hiç benzemeyen çirkince bir kelebek çıkacak. Bu tırtılı bulmanın kolay yolu fotoğraflarda kısmen gözüken tomurcuklu bitkileri bulmak. Renkleri sayesinde avcılardan çekinmeyen bu tırtıl gündüz de saklanma ihtiyacı duymuyor ve bu şekilde çok kolay görülüyor. 

Tırtıllar Haziran ortasından Ağustos ortasına kadar görülebilmekte ve sonbaharda da toprakta kozaya girmekte. Koza içinde bir iki yıl geçirebilirlermiş. Bakalım kozalarını da bulabilecek miyim?

İkinci fotoğrafta tırtılın yanında sanırım eski derisi bulunmakta. Demek ki deri değiştirirken bile saklanma ihtiyacı duymuyorlar. Aşağıdaki videoda ise tırtılı attığı eski derisini yerken görebilirsiniz. Oldukça rüzgarlı bir hava olduğundan otu sabit tutmayı beceremedim.







Halkacık (Aphantopus hyperantus)



Haftasonu orman melikelerinin takıldığı orman kenarındaki çimenliğe gittiğimde yukarıdaki misafirle karşılaştım. Kanatların üstü çayır esmerine benzese de kanat altlarının rengi ve göz şeklindeki lekelerin konumu bunun farklı bir tür olduğu hissini uyandırdı ve internette yaptığım aramalar sonunda ne olduğunu bulabildim.

35-42 mm büyüklüğünde olan bu kelebeğin kanatlarının üstü ve altı kahverengi oluyor ve çevresi sarımsı siyah noktalar bulunduruyorlar. Bu noktalar kanatların üst tarafında olmayabilirmiş. Genelde çayır esmerleriyle beraber uçuyorlar. Bu gözlemi haftasonu yapabildim. Uzun süre bu kelebeğin çayır esmeri türünden olduğunu düşünmeme yol açan bir davranıştı. Heralde biri erkek diğeri dişi diye düşündüm ama yanılmışım. Tek nesil halinde Haziran ortasından Ağustos sonuna kadar görülebilirlermiş. Demek gözlemlere devam etmek için hala biraz zamanım var. 





19 Haziran 2014 Perşembe

Turuncu süslü kozası

Sarımsak otu dalında bir koza

Sonunda turuncu süslü kelebeğinin hayatındaki her devreyi doğal ortamda görmüş oldum. Bu ilkbahar boyunca o kadar turuncu süslü tırtılı tespit ettim ama bugüne kadar gördüğüm ilk koza bu. 

Turuncu süslü tırtılı besin kaynağı olarak yaşadığı bitkilerin dallarında genelde yere yakın bir yerde koza yapar. Kozalar başlangıçta çoğunlukla yeşildir ve kısa süre içinde kahverengine dönüşür. Fotoğrafta da görüldüğü gibi koza dala ağlarla tutturulmuş. Bunu nasıl yaptığını görmek isterdim.  

10 Haziran 2014 Salı

Turuncu süslü tırtılı yemek yerken


Evde tırtıl beslemeyi bıraktığımdan beri gözlemlerimi doğal ortamlarda yapmaya başladım. Turuncu süslü tırtılları da bu konuda çok yardımcı oluyorlar. Yaşadıkları bitkilerden ayrılmadıkları ve bu bitkiler de nispeten kolay fark edilebildiklerinden kayıt tutmak kolay oluyor. Yukarıdaki video listemde şu sıralar en üst sıralarda bulunan bir deneğe ait. Haftasonu acaba koza yaptı mı ya da en azından hala yaşıyor mu diye kontrole gittiğimde öğlen yemeğine yetişmiş oldum. Yaprağı hızla traşlaması oldukça etkileyiciydi.