16 Eylül 2014 Salı

Büyük Beyazmelekler çiftleşirken

Dün kelebek gözlemek için gittiğim çimenlikte sadece Büyük Beyazmelekler vardı. Yeni ne görebilirim diye düşünürken belki bir dişinin fotoğrafını çekebilme ihtimali üzerine yoğunlaşmaya başladım. Çiçeklerin arasında kısmen saklanıp etrafımda uçuşan kelebekleri takip etmeye başladım. Bu tür çiçekler üzerinde normalde sadece birkaç saniye kaldığından fotoğraf makinesini autofocus moduna aldım ve yakındaki kelebeklerin kanatlarındaki nokta sayısına kilitlendim. Eğer her kanat üzerinde birer çift siyah leke görürsem hedefimi buldum demek olacaktı. Ne yazık ki yakınlarıma gelenler hep erkekti. Bu sırada daha uzakta bir çift kelebeğin beraber uçtuğunu fark ettim. Birdenbire başka bir şans belirmişti. Belki de kelebekleri çiftleşirken çekebilirdim. Kısa bir süre sonra kelebekleri yamaçta bir yaprağın üzerinde yakaladım. İlk başta hangisinin erkek hangisinin dişi olduğunu anlayamamıştım ama çekimden sonra yamaçtan aşağıya indiğimde ve çifte bir daha baktığımda aşağı doğru bakan (videoda sağa doğru bakan) kelebeğin kanatları üzerinde iki çift siyah lekeyi görebildim ama pozisyon fotoğraf ya da film çekmeme izin vermedi ve kısa süre sonra da kelebekler uçup gitti.

Çiftleşme anı

Calliteara pudibunda

Geçenlerde fotoğrafını çektiğim bu tırtılı bu haftasonu yolda gördüm. Bu kadar ilginç bir tırtıl tabii ki çirkin bir güveye ait olmalıydı. Güvesini henüz göremedim ama tırtıllar daha Ekim'e kadar ortalıkta olacakmış. 

Bu sefer video çekmeyi denedim. Çekim sırasında garip bir şey oldu ve tırtıl etrafta uçan bir böceğin dikkatini çekti. Böcek defalarca yaklaşmayı denedikten sonra saldırmaya karar verdi. Böylece kısa süren bu ilginç kavganın da şahidi olabildim. Böceğin saldırı pozisyonu oldukça ilginçti.

Kısa bir ölüm kalım mücadelesi (ikisi de kurtuldu)

14 Eylül 2014 Pazar

Büyük Beyazmelek

Lavantaların arasında 

Isırgan üzerinde

İlkbahardan sonbahara kadar aralıksız görülebilen bu kelebekler benim için en zorlu olan türlerden biri. Oldukça ürkekler. Biraz yaklaştığımda hemen kaçıyorlar. Aşağıdaki fotoğrafta ısırgan üzerindeki örneğe bu kadar yaklaşabilmemin nedeni de heralde havanın birden soğumuş olmasıydı. 

Yıl boyunca üç nesil olarak görülebiliyormuş. Trtılların temel besini lahana türü bitkilerin yapraklarıymış. Zaten yumurtaları da lahana yapraklarının altında olurmuş. Tabii lahana yetiştirenler için zararlı olarak görülüyorlardır. Bu kadar yaygın olmasına rağmen bugüne kadar bu kelebeğin ne yumurtalarını ne de tırtıllarını görebildim. Arama çalışmalarına daha çok ağırlık vereceğimden şüphem yok ama.


13 Eylül 2014 Cumartesi

Psyllobora vigintiduopunctata


Yetişkin uğur böceği


larva

İsmini üzerindeki 22 siyah noktadan alan bu uğur böceklerini sonunda bahçede grup halinde buldum. İlkbaharda bahçenin üst tarafında tek tük görmüştüm ama şimdi sonbaharda bahçenin alt tarafında kabakların üzerinde yerleşik hayata geçmiş gibi gözüküyorlar. Diğer uğur böceklerine göre daha küçükler. Larvaları da yetişkin uğur böcekleri gibi sarı üzerine siyah noktalarla kaplı. Bahçede ilkbaharda gördüğüm larvalar tamamen etoburdu ve yaprak bitleriyle besleniyordu. Kabak yapraklarının üzerinde ise küçük böcek türü hiçbir canlıya rastlamadığım için neyle beslendiklerini araştırdım ve mantar (Erysiphales) yediklerini öğrendim. Evet, yaprakların üzerindeki o beyazımsı bölgeler mantarlarla kaplıymış ve hem larvalar hem de yetişkin uğur böcekleri bu mantarları yiyormuş. 

Dişiler ilkbaharda yumuraları mantar kaplı yapraklara bırakıyormuş. Önümüzdeki baharda yumurtaları nerede arayacağımı da öğrendim böylece. 

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Kızböceklerinin çiftleşmesi

Kızböcekleri çiftleşirken oldukça değişik bir pozisyon alırlar. Hatta bu pozisyonda birbirlerinden ayrılmadan uçabilirler de. 

Çiftleşirken erkek kızböceği gövdesinin alt kısmıyla dişiyi kafasından yakalıyor. Dişi de gövdesinin alt tarafındaki cinsel organını erkeğin gövdesinin üst tarafına, üreme hücrelerinin olduğu yere yapıştırıyor. Sonra da aşağıdaki videodaki gibi hareketler başlıyor. 


Göl kenarında bu tür çiftleşmeleri bol bol gözlemleme şansım oldu. Bu pozisyonda uçmakta olan bir çift ise büyük şanssızlık eseri bir örümcek ağına takıldılar. Bu türler oldukça küçük olduklarından ağdan bir türlü kurtulamadılar. Bu sırada örümcek yetişip dişiye saldırdı. Uzun süren bir boğuşmadan sonra örümcek galip gelmişti. Aşağıda da bu savaşın son sahnelerini görebilirsiniz.




27 Temmuz 2014 Pazar

Yabani türlerle yakınlaşmalar

Karacalar yaşadığım bölgede çok rahat görülebilen hayvanlardır. Ormanlarımızda oldukça yaygın olarak yaşarlar. Doğal parklarda kendilerine ayrılmış serbest dolaşım bölgeleri vardır. Tren yolculuklarında da bazen orman kenarlarında otlarken görürdüm kendilerini ama saatte yüz kilometre hızla yanlarından geçmeyi karşılaşma olarak yorumlamak abartı olur. Bugüne kadar doğal ortamlarında, yani ormanda, özgür bir karacayla hiç karşılaşmadım. Bir keresinde bizimkiler kaynanamın bahçesinin çitinin üzerinden atlarken boynunu kıran bir karacayı ölürken görmüşler ama ben bu sahneyi de göremedim. 

Geçenlerde çocukları almak için kaynanama giderken çimenlik içindeki küçük oyun alanından geçerken bir tane görmüştüm. Bugün de yine fotoğraf çekmeye giderken aynı çimenlikten geçiyordum ki sanırım yine aynı karaca koşarak yanımdan geçti ve ağaçların arkasına saklandı. Onu korkutmak istemediğimden fotoğraf çekmek için yakındaki av alanıma gittim ama göz ucuyla da çimenliğin çıkış noktalarını gözlemeye devam ettim. Yeteri kadar zaman geçtiğine inandıktan sonra yine çimenliğe döndüm ve karacayı kaydırağın yanında dinlenirken buldum. Kısa bir film çektikten sonra eve gittim ve çocuklara filmi gösterdim. Tabii ki onlar da karacayı görmek istediler ve tekrar çimenliğe döndüğümüzde erik ağacının altında gölgede yatıyordu. Haftasonunu zirvede bitirmeye karar verip sessizce eve döndük.


Artık çıtayı biraz yükseltip sıradaki sorunun cevabını bulmak için çalışmalara başlamanın zamanı geldi. Ormanda ne zaman bir karaca ile karşılaşacağım?

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Çayır Esmeri


erkek çayır esmeri


İki haftadır haftasonları yağış olduğundan pek dışarı çıkamamıştım. Aslında çıkmıştım da yağmurda ıslanıp koşarak geri dönmüştüm. Bu sefer bulutları, yağmurun dinmesini bir erik ağacı altında bekleyerek kandırmayı başardım. Güneş çıkar çıkmaz son zamanlardaki favori av alanıma koştum. Meğer yukarıdaki çayır esmeri de yağmurun dinmesini bekliyormuş. Önce yukarıdaki çiçeklerde epey bir nektar yüklemesi yaptı. Bu sırada kendisine zaman zaman yaklaşma şansım oldu. Sonra da aşağıdaki görüldüğü gibi kanatlarını açmış dinlenirken bir iki poz çekebildim. 

Dişi çayır esmerinin kanat üzerinde göz şeklindeki lekenin etrafında daha büyük bir turuncu bölge olduğundan gördüğüm kelebeğin erkek olduğuna inanıyorum. Yukarıdaki fotoğrafta da büyük ihtimalle aynı kelebek görünüyor ama gözlemlerimde kesintiler olduğundan bunu kesin olarak söyleyemiyorum. 

Haziran'dan Eylül'e kadar uçuyorlarmış. Demek bize ayrılan sürenin yarısı geçmiş. Eylül'den bir sonraki Mayıs'a kadar da tırtılları görülebilirmiş. Dişileri de oldukça uzun ömürlü olabilirmiş, kırk gün kadar.