30 Ekim 2014 Perşembe

Güzel Azamet (Colias alfacariensis)



Ekim sonunda bile görülebilen sarı kelebek türlerinden biri ama aslında hangisi olduğundan emin değilim. Colias croceus da olabilir. Tam tespit yapabilmek için kanatların üzerini ve daha da önemlisi tırtıllarını görmek gerekiyor ve ben ne yazık ki ikisini de göremedim henüz. Hava soğuk olduğu için bir süre kaçıp gitmediğinden kendimi oldukça şanslı sayıyorum, çünkü normalde en ufak yaklaşma çabalarımı bile hemen uçarak boşa çıkarıyorlar.

Bu tür kışı tırtıl halinde geçiriyormuş. Bu kelebekleri çok ender gördüğüme göre bu bölgede çok fazla tırtıl da yoktur heralde. Yine de bu kış için arama listeme bu tırtılları da ekleyeyim. Kim bilir? Belki düşündüğümden daha şanslıyımdır.




19 Ekim 2014 Pazar

Atmaca güvesi (Macroglossum stellatarum)

Atmaca güvesi dinlenirken

Bugüne kadar bu güveyi sadece uçarken görmüştüm. Çiçeklerden nektar emerken bile uçar. Bu davranışı arı kuşuna benzer ve gerçekten de Avrupa'da gözlendiği iddia edilen bir çok arı kuşu vakası asında bu güvedir. 

Göçmen bir güveymiş. Birkaç hafta içinde 3000 km yol katedebilirmiş. Göçmen olduğundan heralde çok değişik ortamlarda görülebiliyor, parklarda, bahçelerde hatta balkonlarda. Diğer birçok güve türünün aksine gündüzleri uçuyorlar.

Aşağıda geçen yıl komşunun bahçesinde gördüğüm bir güvenin uzaktan çekebildiğim videosunu görebilirsiniz. Uçuş esnasında hortumunu açıyor ve çiçeğin içine sokuyor. Çok fazla enerjiye ihtiyaç duyduğundan sürekli bir çiçekten bir başkasına uçuyor. Videodaki bitki bir çok kelebeğin sevdiği çiçekler açtığından kaynanamın bahçesine bunlardan bir tane ektik. Bakalım gelecek yıllarda iyi bir hasat alacak mıyım?


12 Ekim 2014 Pazar

Sympetrum striolatum

Ekim ayı geldi ve havalar burada birden soğudu ama güneş şimdilik hala bizimle ve doğanın sürprizleri bitmek bilmiyor. Bahçede gezerken birden yanımdan bir kız böceği geçti. Önce bunun her zamanki misafirlerden biri olduğunu düşünerek pek ilgilenmedim ama kız böceği büyükçe bir yay çizip yakınımda bir kalasın üzerine konunca yakından bakmaktan zarar gelmez diyerek emekleyerek hedefe yaklaşmaya başladım. Şansıma daha önce buralarda hiç karşılaşmadığım bir türdü ve aynı zamanda bu büyüklükteki diğer kız böcekleri kadar da çekingen değildi.

Türü tam olarak belirlemek o kadar kolay olmadı ama. Bunun için aynı bölgedeki diğer kız böceklerini gözlemem ve diğer açılardan fotoğraflar çekmem gerekti. Benzer türler arasındaki farklar hiç umulmadık yerlerde olabiliyor.

Dişi kız böceği yukarıdan görülmekte

Alnın üzerindeki siyah leke gözlere kadar geliyor ve orada bitiyor. Sympetrum Vulgatum türünde bu leke göze paralel olarak aşağıya doğru bir miktar daha iner.



Dişi kız böceğinde sırt bölgesinde kırmızı bir bölge oluşabiliyor ama erkekteki gibi tamamen kırmızı olmuyor.


Arka boğumların birinin altında görünen yumurta atma kapağı (evet bu tür yumuraları gömmek yerine atıyor) vücuttan çok ayrık değil. Benzer türlerden Sympetrum vulgatum'da bu kapakçık vücuda dik duracak kadar ayrıktır

Bacakların kenarlarında sarımsı ya da kırmızımsı bölgeler var. Benzer bir tür olan Sympetrum Sanguineum'da bacaklar tamamen siyahtır. Bu fotoğrafta kız böceğini biraz önce yakaladığı bir böceği yerken görüyoruz. 

Erkek kız böceği. Gövdenin alt kısmında Sympetrum Vulgatum türündeki gibi bir genişleme yoktur.


Haziran başından Kasım'a kadar uçarlarmış, hatta havalar sıcak olursa Aralık sonuna kadar görülebilirlermiş. 

2 Ekim 2014 Perşembe

Tırtıl mı değil mi?

Tırtıl gibi görünen, tırtıl gibi yaprak yiyen, tırtıl gibi garip renklere sahip her şey tırtıl olmak zorunda değil. Örneğin ilk bakışta aşağıda görülen canlıların tırtıl olduğunu düşünmüştüm. Bunun böyle olmadığını hangi tırtıl türü olduklarını ararken öğrendim.

Craesus septentrionalis

Craesus alniastri

Craesus ailesinin larvaları fotoğrafta görüldüğü gibi tırtıllara benziyor. Aradaki temel fark larvaların tırtıllar gibi en fazla yedi çift değil, en az sekiz çift bacağa sahip olmaları. Larvalar savunma durumunda gövdelerini fotoğraflardaki gibi S şeklinde kıvırıyorlar. 

Sürüler halinde kısa sürede etraftaki bütün yaprakları yiyebiliyorlar.


16 Eylül 2014 Salı

Büyük Beyazmelekler çiftleşirken

Dün kelebek gözlemek için gittiğim çimenlikte sadece Büyük Beyazmelekler vardı. Yeni ne görebilirim diye düşünürken belki bir dişinin fotoğrafını çekebilme ihtimali üzerine yoğunlaşmaya başladım. Çiçeklerin arasında kısmen saklanıp etrafımda uçuşan kelebekleri takip etmeye başladım. Bu tür çiçekler üzerinde normalde sadece birkaç saniye kaldığından fotoğraf makinesini autofocus moduna aldım ve yakındaki kelebeklerin kanatlarındaki nokta sayısına kilitlendim. Eğer her kanat üzerinde birer çift siyah leke görürsem hedefimi buldum demek olacaktı. Ne yazık ki yakınlarıma gelenler hep erkekti. Bu sırada daha uzakta bir çift kelebeğin beraber uçtuğunu fark ettim. Birdenbire başka bir şans belirmişti. Belki de kelebekleri çiftleşirken çekebilirdim. Kısa bir süre sonra kelebekleri yamaçta bir yaprağın üzerinde yakaladım. İlk başta hangisinin erkek hangisinin dişi olduğunu anlayamamıştım ama çekimden sonra yamaçtan aşağıya indiğimde ve çifte bir daha baktığımda aşağı doğru bakan (videoda sağa doğru bakan) kelebeğin kanatları üzerinde iki çift siyah lekeyi görebildim ama pozisyon fotoğraf ya da film çekmeme izin vermedi ve kısa süre sonra da kelebekler uçup gitti.

Çiftleşme anı

Calliteara pudibunda

Geçenlerde fotoğrafını çektiğim bu tırtılı bu haftasonu yolda gördüm. Bu kadar ilginç bir tırtıl tabii ki çirkin bir güveye ait olmalıydı. Güvesini henüz göremedim ama tırtıllar daha Ekim'e kadar ortalıkta olacakmış. 

Bu sefer video çekmeyi denedim. Çekim sırasında garip bir şey oldu ve tırtıl etrafta uçan bir böceğin dikkatini çekti. Böcek defalarca yaklaşmayı denedikten sonra saldırmaya karar verdi. Böylece kısa süren bu ilginç kavganın da şahidi olabildim. Böceğin saldırı pozisyonu oldukça ilginçti.

Kısa bir ölüm kalım mücadelesi (ikisi de kurtuldu)

14 Eylül 2014 Pazar

Büyük Beyazmelek

Lavantaların arasında 

Isırgan üzerinde

İlkbahardan sonbahara kadar aralıksız görülebilen bu kelebekler benim için en zorlu olan türlerden biri. Oldukça ürkekler. Biraz yaklaştığımda hemen kaçıyorlar. Aşağıdaki fotoğrafta ısırgan üzerindeki örneğe bu kadar yaklaşabilmemin nedeni de heralde havanın birden soğumuş olmasıydı. 

Yıl boyunca üç nesil olarak görülebiliyormuş. Trtılların temel besini lahana türü bitkilerin yapraklarıymış. Zaten yumurtaları da lahana yapraklarının altında olurmuş. Tabii lahana yetiştirenler için zararlı olarak görülüyorlardır. Bu kadar yaygın olmasına rağmen bugüne kadar bu kelebeğin ne yumurtalarını ne de tırtıllarını görebildim. Arama çalışmalarına daha çok ağırlık vereceğimden şüphem yok ama.