Nisan sonundan Temmuz sonuna kadar uçan bu güveleri çiçekleri ziyaret ederken sık sık görebilirsiniz. Yumurtadan çıkan tırtıllar da Temmuz'dan Eylül'e kadar besin kaynakları olan bitkilerde görülebilir. Eylül'de tırtıllar yerde örülmüş kozalarına girer ve kışı bu şekilde geçirirler..
Haftasonu bahçede bidonun etrafındaki sarımsak otlarını kontrol ederken gözüm ısırganların üzerindeki bir böceğe takıldı. Türünü hiç bilmiyordum, bahçede daha önce gördüğümü de sanmıyordum.
Kahramanımız
Yaprak üstünde yaşadığından heralde ısırgan yapraklarıyla besleniyor diye düşündüm. Ateş böceği olabilir diye eve getirdim bir tanesini ama ne yaprak yedi ne de ışıldadı. Ertesi gün onu aldığım yere geri götürdüm. Sonra diğerlerini de gözlerken birinin küçük bir böcek yediğini gördüm. Bunun üzerine ısırganları biraz daha inceledim ve yaprakların altlarında bir sürü yaprak biti olduğunu gördüm. Demek bu yüzden burada kamp kurmuşlardı. Bu ısırganların çevresinde yaprak bitleri ve bu böceklerden sonra en çok gördüğüm canlı türü de uğur böcekleriydi.
Sonra bu böceği google görsellerde aradım ve bütün bilmeceler birden çözüldü. Bunlar uğur böceklerinin larvalarıymış ve gerçekten de çoğunlukla yaprak bitleriyle beslenirlermiş. Günde elliye yakın bit tüketirlermiş. Çevrede gördüğüm birkaç çeşit uğur böceğinin de fotoğraflarını çekebildim.
Coccinella septempunctata
Propylea quatuordecimpunctata
Psyllobora vigintiduopunctata,
Uğur böcekleri genelde küçük böcek türleriyle beslenir. Bazen bitkisel besinlere dönüş yaptıkları da görülür. Uğur böcekler, özellikle de larvaları aynı zamanda yamyamdırlar. Aşırı çoğalma durumunda birbirlerini yerler.
Uğur böcekleri kışı genelde büyük gruplar halinde bir arada geçirirler.
Pek ilginç olmasa da uğur böceklerinin çiftleşmesi aşağıdaki videodaki gibi olmaktadır. Yumurtaları da yaprakların alt tarafına ya da bunun gibi korunaklı yerlere bırakırlarmış. Bakalım uğur böceği yumurtası bulabilecek miyim.
Bu sabah hava da güzel olduğundan açık havada bir yere gidelim dedik. Helmbachweiher yakınında Kohlbachtal vadisine gittik. Vadi dediysem de oldukça küçük ama ormanla çevrili ve yürüyüşe oldukça uygun. İçinden de küçükçe bir dere akmakta. Eğer bir şey bulamazsam Helmbachweiher'de şansımı deneyecektim.
Vadinin bitki örtüsü benim yaşadığım yerdekinden kısmen farklıydı. Ne de olsa oldukça sulak bir yerdi. Dikenli bitkiler dışında ortak bir şey yoktu sanırım. Bizde bol bulunan ısırganlar bile burada tek tüktü.
Dere kenarında yaptığım kısa gezintide bir iki vadi sakinini yakalamayı başardım.
Misumena Vatia (erkek)
Yaklaşık on dakika bu dalın etrafında bu örümcekle köşe kapmaca oynadım. Fotoğraf makinesini görür görmez dalın arkasında saklanıyordu. Hatta dalı kendi ekseni etrafında dödürdüğümde bile sürekli arkada saklanmayı becerebiliyordu. Sonunda işe yarar bir poz çekebildim ama.
Bu örümceğin erkeği 4 mm kadarken dişisi 10 mm büyüklüğe ulaşır. Fotoğraftaki gibi erkeklerin vücudunun ön tarafı siyahtır. Arka tarafı ise beyaz ya da sarımsı bir renktedir ve iki adet koyu şeride sahiptir. Öndeki ilk iki çift bacaklar siyah ve kahverengidir. Arka çift bacaklar ise vücudun arksıyla aynı ana tona sahiptir. Dişilerde ise bütün vücut parlak sarı, yeşil ya da beyaz renkte olabilir ve vücudun arkasında genellikle kırmızı şeritler bulunur.
Bu örümcekler avlarını çiçeklerin üzerinde yakalarlar ve hızla boyunlarını ısırarak öldürürler. Arılar, kelebekler ve benzer böcekler bu örümceklerin avları arasında yer alır. Yetişkin dişiler renklerini bulundukları ortama göre değiştirme yeteneğine sahiptirler ve bu yeteneklerini avlanırken kullanırlar.
Otiorhynchus ligustici
Dişiler çeşitli otların (yonca, çilek, vb) altında toprağın üzerine bir sürü yumurta bırakır. Yumurtalardan çıkan larvalar kökleri yer ve kışı geçirdikten sonra yazın kozaya girerler. Yetişkin böcekler bir sonraki ilkbahara kadar yerde kalır ve sonra da yaprakları yemeye başlar. Bu nedenle duruma göre zararlı kabul edilirler.
Çalıların arasında avlanırken az daha bir keneye av oluyordum ama neyse saldırıyı zamanında fark ettim.
Taarruza geçmiş bir kene
Daha sonra eve döndük ve fotosafarime bahçede devam ettim.
Bu ot bir süredir radarımdaydı. Turuncusüslü (Anthocharis cardamines) tırtıllarının ana besin kaynaklarından biri olduğu için belki bu bitki üzerinde yumurta, tırtıl ya da koza bulurum diye orman gezintilerimde gördüğüm her sarımsak otunun koordinatlarını kaydediyorum.
Erkek turuncusüslü
Sarımsak otunda tırtıldan başka en çok rastladığım başka bir canlı da ken. Buradaki keneler Türkiye'deki kadar tehlikeli hastalıklar taşımadıklarından ormanda çok daha rahat hareket ediyorum. Genelde her orman gezintisinden sonra bir iki yapışmış kene ayıklarım. Kene yeterince büyükse bu iş için tırnaklarımı kullanırım ama daha küçükse özel kartlardan birini kullanmak daha kolaydır. Keneler bu otun üst yapraklarının altında duruyorlar genelde ve bir canlı yakına gelince kendilerini onun üzerine bırakıyorlar.
Avını bekleyen bir kene
Turuncusüslü yumurtalarını genelde tek tek olarak çiçeklerin altındaki dallara bırakıyorlar. İlk başta beyaz olan bu yumurtalar bir iki gün içinde turuncu renge dönüşüyorlar. Dün en üstteki yaprakların altında bir iki tane turuncu yumurta görmüştüm ama emin olamamıştım. Bugün daha çok sarımsak otuna baktım ve aynı yumurtaları çiçeklerin altındaki dallarda da gördüm.
Dalın ortasında bir yumurta
Bir sonraki hedefim bu kelebeğin tırtıllarını ve kozalarını gözleyebilmek.
Bugün park sezonunun ilk günüydü. Havanın güzel olması ve paskalya tatilinin de başlaması nedeniyle çok kalabalıktı. Yıllık kartlarımız sayesinde beklemeden kuyruğu yararak parka giriş yaptık.
Bu sefer hedefler kaydıraklar ve diğer atraksiyonlar olduğundan keçilere takılmadan yolumuza devam ettik. Geçen hafta boş olan rakun bölmesi bu sefer doluydu.
Rakunlar
Onbeş dakika sonra yırtıcı kuş gösterisi olduğunu okuyunca benim planım belli olmuştu. Bu bilgi çocukların planını değiştirmeye yetmedi tabii ki. Kuş gösterileri günde iki kere yapılıyor. İlk kez öğleden önceki gösteriye gidiyordum. Gösteriyi yapanları ilk kez görüyordum. Kuşlar da yeniydi. Ortama henüz tam alışamadıkları için de kısa bir gösteri oldu.
Baykuş
Baykuşları hep gece avlanan kuşlar bilirdim ama öyle değilmiş. Hatta göz renkleri ne zaman avlandıklarıyla ilgili ipucu veriyormuş. Örneğin bugün gösterideki baykuşlar sarı gözlüydü ve gündüz de avlanıyorlardı. Ayrıca baykuşların gözlerini hareket ettiremediklerini öğrendim. Bu açığı tabii ki kafalarını iki yöne doğru da yarım turdan fazla çevirebilerek kapatabiliyorlar.
Baykuş
Şahin
Şahin
Gri baykuş
Gri baykuşların sahip oldukları iri görünümün çok büyük bir bölümü tüylerden kaynaklanıyor. Şovlarını çift olarak yaparlarken bir kere hafifçe çarpıştılar ve bir anda tüy yağmaya başladı. Neyse ki diğer seyirciler uyanmadan en büyük tüyü kapmayı başardım da bu park ziyaretinden de elim boş dönmedim.
Gösteriden sonra trenle parkta bir tur attık. Geyikler hala ortaya çıkmamıştı ama domuzlar yavrularıyla beraber oldukça hareketliydiler.